“Bakabiliyorsan, gör. Görebiliyorsan, fark et.
Körlük, José Saramago ”
Genellikle her sabah uyanır ve aynı şeyleri yaparız. Koşuşturma ve telaştan çevremizi ve çevremizde olup bitenleri görebiliyor muyuz? Traş olmak, duş almak gibi en sıradan günlük rutinlerin ne kadar paha biçilmez bir değer olduğunun farkında mıyız?
1995 yılında José Saramago tarafından yazılmış ve 1998 yılında Nobel Edebiyat Ödülü almış “Körlük” eseri tamda bunları ve bunların ötesini düşündüren bir kitap.
“Ne tuhaf günlerden geçiyoruz, her şeyin düzeni tersine döndü.
Körlük, José Saramago ”
Hiçbir sağlık sorunu yokken insanlar bir anda kör oluyorlar. Ama bildiğimiz kara bir körlük değil, beyaz bir körlük. Körlük salgın halinde tüm insanlara bulaşıyor. Kitap çarpıcı bir şekilde bir felaket anında takılan maskelerin nasıl düştüğünü, insanların ne hale gelebileceğini gösteriyor.
“Hepimizin içinde adını koyamadığımız bir şey var, bizi biz yapan işte O.
Normal bir insan şartlar zorlaştığında hırsız ya da haydut olabilir mi?
Körlük, José Saramago ”
“Herkes kendi ahlak anlayışına göre davranır.
Körlük, José Saramago ”
Kitabın sayfaları ilerledikçe fizyolojik ihtiyaçların karşılanmasının ne denli önemli olduğu, felaketler karşısında bu ihtiyaçların karşılanmaması sonucu insanoğlunun nasıl ilkelleşebileceğini, hayatta kalabilmek ve açlıkla mücadele edebilmek için nasıl vahşileşebileceğini, adeta kitaptaki kahramanlarla birlikte yaşıyorsunuz. Bir toplumda korku ve paniğin hâkim olması sonucu insana verilen değerin yok olduğunu, ahlaki değerlerin nasıl çöktüğünü gösteren güzel bir distopya kitabı.
“Biz şimdiden yarı ölüyüz, dedi doktor. Hayır, yarı canlıyız diye karşılık verdi karısı.
Körlük, José Saramago ”
“Asıl körlük umudunun tükendiği bu dünyada yaşamaktı.
Körlük, José Saramago ”
José Saramago, “Körlük” kitabı ile bizlere en zor şartlarda bile umudu kaybetmeden gösterilen yaşama direncinin dayanışma ile birlikte nelerin üstesinden gelinebileceğini farklı bir açıdan anlatıyor.
“Risk almayan denizi geçemez.
Körlük, José Saramago ”
Kitapta ilgimi çeken bir nokta erkek bir yazarın gerçek hayatta olduğu gibi kadınların her konuda çok daha rahat fedakârlık yaptıklarını ve çok daha güçlü bir yapıları olduğunu, eğer isterlerse nelerin üstesinden gelebileceklerini açık bir şekilde yazması.
“Neden kör olduk? Bilmiyorum, belki bir gün nedenini öğreniriz. Ne düşündüğümü söyleyeyim mi sana. Söyle bence biz kör olmadık, biz zaten kördük, Gören körler mi? Gördüğü halde görmeyen körler.
Körlük, José Saramago ”
Kitap okura asıl körlük ne diye sorgulatıyor. Aslında bizler de kendi yaşantılarımızın bizleri kör eden temposunda yalnızca hayatta kalma mücadelesi vermiyor muyuz?
“Dünya yaşayan körlerle dolu…
Körlük, José Saramago ”
Diğer distopya kitaplarında olduğu gibi bu kitap da kişiyi düşünmeye sevk ediyor. Ditopya kitapları okurken bir yandan heyecanlanır, diğer yandan da sahip olduğumuz özgürlüklerin kıymetinin farkına varırız. Kitap bitince benliğimize sımsıkı sarılmayı öğreniriz. Körlük kitabı okunması gereken distopya kitaplarından bir tanesi. Herkesin okumasını tavsiye ederim.
“Gerçek körlük neydi sahi?
Körlük, José Saramago”
Uzman Psikolojik Danışman
Aynur Güner
