Chic Life

Sepet

Kızıl – Stefan Zweig

“Ama şimdi donuk bir camın önünde öylece durmuş, soğuktan titriyordu; yalnızdı ve damların aşağıya doğru süzülüşünü izliyordu -iki ve şimdi üç ve yeniden iki-, gözlerini dikmiş damlaların kendilerine görünmez raylar yaratmasına ve bunların üzerinde dönerek aşağıya inişine bakıyordu; kendi gözyaşlarının da ansızın akıp, üşümüş ellerinin üzerine düşmemesi için gözlerini kıstı. Yıllardır özlemle beklediği bu muydu?”

“Ne varsa elinden kayıp gitmişti; önce umudunu ve merakını, üniversite öğrenimine karşı duyduğu hevesini, sonra hırsını, şimdi de en sonuncusunu, bu dostluğu yitirmişti. Yaşadığı bu saatin onu bütünüyle yoksul bıraktığını hissetti.”

Yalnızlık bütün ümitleri alıp götürebilir mi? Tanımadığın bir kişi için bir şeyler yapmak insanı tekrar hayata bağlayabilir mi? Bütün yalnızlığı alıp götürür mü? “Kızıl” bir yalnızlığın hikâyesi…

Bir Stefan Zweig hayranı olarak kitapseverlerin mutlaka okuması gereken  kitaplardan biri olduğunu söyleyebilirim.