Chic Life

Sepet

Ben Emel Şanoğlu, Peyzaj mimarıyım.

Hikayem; Orta ikinci sınıfta edebiyat öğretmenimin ‘mesleklerinizi seçmenizi, en azından hayallerinizi kurgulamanızı istiyorum’ diyerek verdiği kompozisyon ödevini hazırlamak için araştırmaya girdiğimde, bir gazetenin IK ekinde geleceğin on mesleği yazısından kendime en yakın olan peyzaj mimarlığını seçerek başladı.

Sonrasında fikirlerim değişti evrildi ama günün sonunda ben temelini attığım hikayeme İstanbul Üniversitesi Peyzaj Mimarlığına kayıt olduğum gün başladım.

Mezun olduktan sonra 12 yıl sektörde proje tasarımı üzerine çizim yapan bir firmada çalıştım,

Peyzaj mimarlığı kapsamında tasarım ve  uygulama süreçlerini yönetmenin dışında, iç mekan bitkileri ile ilgili çalışmalara başlayarak kendimi iç mekan bitkileri konusunda  da geliştirmeye adadım diyebiliriz,

Yeşil dokunuşlar yaparak yaşam alanlarını kurgulayan bir hizmet anlayışı ile doğru mekan doğru bitki nasıl eşleşir, bitki türleri nasıl sınıflanır ve ne ister gibi ana başlıkları cevaplayarak ilerleyen, her geçen gün de kendini yenilikleri takibi ile geliştiren bir marka altında bu çalışmalarımı toplamaya başladım,

Kendimi bulduğum bir yolculuk oldu iç mekan bitkileri ile ilgilenmek.  Toprağının kontrolü, yapraklarının bakımı, ışık dengeleri, nemlendirilmeleri gibi ihtiyaçlarını karşıladığımda kendimi iyi hissediyorum. Düşüncelerimi ve kendimi doğru yönlendirebilmeme yardımcı oluyorlar, bir tür meditasyon gibi..

Dekorasyon anlamında bir tamamlayıcı olmasının yanında. Bitki sahibi olmak, bitkiyle yaşamak ne demek diye soracak olursak;

Özüne dönmek- şefkat duygusunun ve meditatif yönlenmenin bir biçimi.. 

içimizdeki sevginin katalizörü olduğunu düşünüyorum. 

Alma verme- ölçme dengemizi optimize eden bir dinamiği var.. 

Yeni yıla yaklaştığımız, yaşam alanlarımızın tanımını değiştirdiğimiz son günlerde  bitki ve botanik ile ilgili olan yeni başlayacak ya da nasıl devam edeceğini soranlara önerilerim ise bitkinin canlı olduğunu hatırlatmak ve onların ihtiyaçlarını cevaplarken doğru soruları sormak .

Yeni başlayacaklar neye göre bitki seçimi yapmalı?

Yaşam alanlarının tipolojisine göre mi, görüntüsünü beğendiğimiz bitkiye göre mi seçim yapmalı, ya da bu iki dengenin bir orta yolu var mıdır diye soracak olsak;

Bu kapsamı şöyle özetleyebilirim ;

Öncelikle yaşam alanındaki bitkilendirilecek köşeleri belirlemeliler.

Köşelerin kliması / ışık değerine göre bitki türleri seçilmelidir.

Seçilen bitki türlerine göre boyutlandırma yapılmalıdır. Burada bahsi geçen boyutlandırma kurgusu belirleyicileri; mevcut eşyalar, yükselticiler ve kullanılacak çiçekliklerdir.

Türlerin yaprak dokusu- yapraklanma sayısı- boyu-saksı ebatlarına göre mevcut eşyalar ile dengesi kurulmalıdır.

Neticede her birinin; birer sanat eseri olarak konumlandırılması esası ile yola çıkılsa da kullanılan malzemenin cansız olmadığını da hatırlamak gerekir.

Beğenilen görüntü için bazen iki hafta stok beklemek bile gerekebilir. Sakin ve sabırlı olmak bitki seçiminde ana esastır.

Yaprak dokusu ve renkler bağlayıcı unsurdur.

Biri Areca palmiyesinin ince dal görünümlü saçaklı yaprak dokusundan hoşlanırken, bir başkası cennet kuşu bitkisinin kocaman büyük yapraklarından keyif alabilir.

Burada esas olan kullanıcının hangi yaprak dokusunun ruhunu yansıttığını örnek görsellerden ya da canlı canlı dokunarak bitkiyi tanımasıdır.

Tanımanın ikinci safhası bitkinin Latince ve Türkçe ismini öğrenip onunla arkadaş olacağını biliyor olmasıdır.

‘İsmini ve karakteristik özelliklerini bildiğimiz canlılara daha yakın oluruz’  tezi  her zaman savunduğum bir yaklaşımdır.