“Satranç” Stefan Zweig’ın ölümünden kısa bir süre önce tamamladığı bir kaç eserden biridir.
Yazar, neredeyse tamamı Nazi işgali altında olan Avrupa’dan Brezilya’ ya kaçmış ve eşi ile orada yaşamaya başlamıştır. Zweig, Brezilya’ da güvenlikleri açısından hiç bir sıkıntıları olmadığı halde ikinci dünya savaşının yaşattığı korkunç atmosferden ve neden olduğu karamsarlıktan kurtulamamıştır.
Ve eşi ile birlikte hayatına son verme kararı alarak arkadaşlarına yazdığı bir mektupla hayata acı bir şekilde veda eder.
“ Sizler yeni bir gün doğumunu bekleyebilirsiniz, benim buna gücüm kalmadı…”
Satranç 1912-1978 Nazi Almanya’sında yaşanan işkencelere farklı bir şekilde ayna tutarak “Entelektüel Ölüm” üzerine yazılmış en etkileyici eserlerden biridir.
Dr. B. büyük manastırların ve eski Avusturya hanedanı üyelerinin mal varlıklarını yöneten bir avukattır. Avusturya’ nın Naziler tarafından işgalinden sonrada mesleğine devam etmektedir. Nazi askerlerinden biri olan Gestapo mal varlıklarına el koymak için Dr. B. yi tutuklar. Fakat avukatı konuşturmak için sıra dışı bir yöntem uygular. Dr. B. nin bu işkence karşısında akıl sağlığını korumak için kendince geliştirdiği akıl almaz yöntem ve kurtuluşu olağan üstü bir şekilde anlatılmıştır.
Zweig sevdiğim, kitaplarını okumaktan keyif aldığım yazarlardan biri. “Satranç” kitabını okumayanlara mutlaka okumalarını tavsiye ederim.
