Aradığın aşk “SEN”in içinde saklı…
Sevmek; mutluluğumuzu bir başkasının mutluluğu içine, yerleştirme sanatıdır. Kendimizi aşmaktır.
İlişki, öğrenme sürecidir. Kendini tanıma ve ilişkideki seni anlamadır. Hayatımıza giren partnerler hep öğreticidir. Gölge yanımıza çekiliriz. Bütünleşmek için, tamamlanmak için yaşarız ilişkilerimizi…
İlişkideki en temel davranış; karşı tarafa hem farklı, hem de eşit olduğu için saygı duymaktır. Her birey olduğu yerde, olduğu kadar saygıyı hak eder.
Erkek için kadın bir gizemdir. Çözmeye çalıştığı ancak çözemediği bir bulmaca gibidir. Kadın içinse erkek, anlaşılmaz, aşılamaz, açılamazdır. Aslında anlamalarına da gerek yoktur.
Sevdiğinle birlikte öğrenip büyüyebileceğin bir ilişkide kalabilmektir marifet…
Her partner birbirine tek başına gelmez; tüm sistemiyle, geçmişiyle, deneyimleriyle gelir. Bu da sizi yeni bir bağlanma sürecine dahil eder. Ya sizin öğrenmeniz için ya da öğretmeniz için…
Bazen hiç beklemediğimiz yerden gelir ve oradan öğreniriz ihtiyacımız olan herşeyi…
Herkes kendi öğrendiği anlamıyla yaşar ilişkilerini.
Kimi kurban… Kimi mağdur… Kimi mağrur…
İlişki iki kişinin birbirini tamamlama serüvenidir.
İlişki görünmek ister.
İlişki canlı bir süreçtir, olduğu yerde tutamazsın.
İlişki, iki kişilik bir eylemdır. Tek başına sırtlanırsan yürüyemezsin.
İlişkiler, en çok yara aldığımız yerdir.
İlişki, hayatınızın anlamını oluşturan gerçeğinizdir.
Öyle ise…
Sizin için ilişkinin “anlamı” nedir?
Siz ilişkinizi hangi anlam üzerine yaşıyorsunuz?.. İlişkinin içindeki sen; partnerini nasıl görüyorsun, partnerin seni nasıl görüyor ve bu durum ilişkiye nasıl yansıyor?..
Sisteminizden aldıklarınız, alamadıklarınız, onlarla yaşadığınız bağlanma ve ayrışmalarınızın ilişkinizdeki yansımaları nelerdır?
İlişkide nereye bakmamız gerekiyor?
Bir sonraki yazımda bu soruların üzerinden çözümlerimize bakalım mı?..
Sevgiyle kalın.
Filiz Kösoğlu
