Chic Life

Sepet

Çocuk Bilincimiz ve Kararları

Merhaba kalp dostlarım.

Bu yazımızda 0-7 yaş aralığındaki çocuk bilincimiz, onun aldığı kararlar ve bu kararların hayatımızı nasıl şekillendirdiği üzerinde duracağız.

Maddesel dünyaya gelişimizden itibaren 0-2 yaş aralığında iken kendi halimizde oluruz ve o halde hem çok güçlü bir yaşama dürtüsü hem de çok saf bir enerji vardır. Annemizin rahminden Dünya’ya ilk adım atışımızda tamamen bir bilinmezin içinde buluruz kendimizi, alıştığımız güvenli, rahat ve huzurlu alanda değilizdir artık ve burayı deneyimlenmek isteyip istemediğimizi bilmiyoruzdur. Bu halin ilk yaşadığımız travma olduğuna dair çeşitli çalışmalar mevcuttur ancak ben bu durumun kişisel bir süreç olduğunu düşünüyorum, yani herkes için aynı şekilde gerçekleşen bir akış olmadığını düşünüyorum.

0-2 yaş aralığında saf enerjimiz ile Dünya’yı deneyimlerken odak noktamız tamamen kendimizdedir. Tüm isteklerimizi, duygularımızı, ruh durumumuzu özgürce ifade ederiz. 0-2 yaş aralığındaki çocukları gözlemlediğimizde bu durumu net bir şekilde gözlemleyebiliriz.

2 yaşından itibaren de yaşadığımız çevre, bulunduğumuz ortam ve toplumsal kurallar doğrultusunda şekillenmeye başlarız. Yani artık bizim arzularımız ve duygularımızın yerine çevremizin kurallarına uyumlanmaya başlarız. İşte tam da burada çocuk bilincimiz karşılaştığı durumlar karşısında kendisini korumak için bazı kararlar almaya başlar ancak çocuk bilincimiz şu an bulunduğumuz bilinçte olmadığı için karşılaştığı her şeyi düz bir şekilde algılar ve aldığı kararlar ile kendine fayda sağlamaya devam eder.

Daha net bir şekilde oturması için burada bir örneklemden bahsedeceğim; örneğin yemek masasında otururken annemiz bize bardağın köşede durduğunu ve bardak yere düşerse cam kırıklarının bize zarar vereceğini sert bir şekilde ifade etti yani bize kızdı. Şu an ki bilincimiz ile bu durumun bizim yararımıza olduğunu ve bizi korumak için Annemizin bu şekilde davrandığını net olarak bilebiliriz. Ancak çocuk bilincimizin bu durumu düz bir şekilde algılayışı; Annem bana öfkelendi, Annem benim birincil sevgi kaynağım, sevgiyi hissedebilmek için bana öfkelenilmesi, kızılması gerekiyor şeklindedir.

İşte bu andan itibaren hayatımızda sevgiyi hissedebilmek için bize öfkelenilmesi ve kızılması gereken ortamlar yaratırız kendimize ki sevildiğimizi hissedebilelim. Hayatımız giren partnerlerimiz, arkadaşlarımız, ailemiz bize sürekli öfkelenir, kızar ve hatta zaman zaman şiddet uygular ve bizde bilinçaltımızda ne kadar seviliyorum deriz. Şu an ki bilincimizde bu durumun bizi artık etkilemediğini ve artık sevildiğimi hissetmek için bu davranışlara maruz kalmam gerekmiyor dememiz maalesef bir işe yaramaz. Çünkü çocuk bilincimizin aldığı bu karar -bunu yazılımlarda kullanılan bir kod parçacığı olarak da düşünebilirsiniz- çalışmaya devam eder.

Burada yapabileceğimiz en etkili yöntem ilk yazımda bahsettiğim nefes seansları ve sonrasında yapılacak koçluk çalışmalarıdır.

Hepimizin hayatında bu şekilde döngüler ve kendimizi çaresiz hissettiğimiz anlar mevcuttur ancak çözümü eğer kendinize adım atmaya gönlünüz var ise çok kolaydır.

Bir sonraki yazımızda buluşmak üzere..

Soru, geri bildirim ve paylaşımlarınız için aşağıda yer alan sosyal medya hesabımdan bana ulaşabilirsiniz..

hldnctnky@instagram.com
Nefes ile Dönüştürücü Spiritüel Yaşam Koçu, Quantum Alan Danışmanı, Human Design Analisti Haldun Çetinkaya