Ayakkabınız günün sonunda ayağınızı sıkmaya, yüzükleriniz de parmağınıza dar gelmeye başlıyorsa, aşırı tuzlu besleniyor ve vücudunuzda ödem oluşmasına neden oluyor olabilirsiniz.
Bu durum bizi biraz endişelendirebilir nedenleri incelemeden önce yaşanılan bu durumun bir dolaşım rahatsızlığı olduğunu bilmemiz gerekir gelin birlikte dolaşım nediri birlikte inceleyelim.
Dolaşım; Canlılar hayatlarını devam ettirebilmek için vücuda besin, oksijen ve mineral alır. Bunlar ise, vücut içinde sentezlenir ve canlıların enerji üretimdesin için kullanılır. Yaşamsal faaliyetler sonucunda ortaya çıkan atık maddeler vücuttan dışarı atılır. Vücut içindeki bu sistem ise, dolaşım sistemini meydana getirir. Vücuttaki yapı birimlerinde ortaya çıkan karbondioksit ve amonyağın boşaltım organlarına taşınma görevini yerine getiren sisteme ise dolaşım sistemi adı verilir.
Bu sistemin görevleri ise vücudumuzda şunlardır; Dolaşım sistemi, kalbin işleyişi için 7/24 kan pompalanma sürecine sorunsuz bir şekilde devam edebilmesi çok önemlidir. Canlıların yaşamlarını devam ettirebilmeleri için aldıkları oksijen ya da besinlerin vücut içinde enerji üretimi ve madde sentezin için kullanılır. Daha sonra bu atıkların dışarı atılabilmesi de ancak dolaşım sistemi ile olur.
Canlılar yaşamlarını devam ettirebilmek için vücuda oksijen, besin ve mineral alır. Bunlar vücut içinde zamanla sentezlenerek canlıların enerji üretimi için kullanılır. Yaşamsal faaliyetlerin yapılması sonucunda meydana çıkan atık maddeler vücuttan dışarı atılır. Vücut içinde oluşan bu sistem, dolaşım sistemini oluşturur. Vücutta bulunan yapı birimlerinde açığa çıkan amonyak ve karbondioksitlerin boşaltım organlarına taşınma görevini yerine getirir.Dolaşım merkezinin etkinliği kişiden kişiye değişmektedir. Bazı kişilerde bu merkezin aktivitesi düşük olmakta ve buna bağlı olarak damarlar gevşek durmakta ve el-ayak genel olarak sıcak ve kuru olmaktadır. Dolaşım merkezinin aktif olduğu durumlarda ise eller ayaklar soğuk olmaktadır. Damarların gevşeyip daralmasının kontrol edildiği dokular en fazla el ve ayaklarda bulunmaktadır. Bu nedenle dolaşım bozukluğu belirtileri en fazla el ve ayaklarda görülüyor.
Dolaşım sistemi işleyişi bozulduğunda etkilenen bir diğer sistemimiz de Lenf dolaşım sistemidir.Lenf sistemi kan dolaşımı sistemine benzer bir sistemdir. Lenf damarları bütün vücuda dağılmış durumdadır. Esas işlevi, hücrelerarası bölgede bulunan sıvı ve protein gibi molekülleri içine alıp kan dolaşımına taşımaktır. Normal koşullarda kapiler damarlardan dokulara geçen sıvı moleküller daha sonra toplardamarlara alınır. Ancak dokulara geçen maddelerin yaklaşık 1/10’i dokularda kalır ve lenf dolaşımına geçer. Lenf damarlarının tümü en sonunda ductus thoracicus adı verilen bir geniş boşlukta toplanır ve buradan da arter sistemine boşalır.
Herhangi bir yabancı madde ve mikroorganizmaya karşı korunmayı sağlamak amacıyla, lenf damarları boyunca çok sayıda lenf düğümleri bulunur. Bu lenf düğümlerin iç yapısı bir ağa benzer. Lenf damarları çok ince dalcıklara ayrılarak düğümün içine dağılır. Bu dalcıkların duvarlarında yabancıları yakalamakla görevli çeşitli hücreler bulunur. Bu hücrelerden önemli bir grubu lenfositler oluşturur. Bu sistemin bozulma durumunda da
özellikle kadınların en çok şikâyet ettiği konu, ödem ile karşı karşıya kalırız.Yanlış beslenme alışkanlıklarından ortaya çıksa da bazen ciddi sağlık sorunlarının habercisi de olabiliyor.
Ayrıca magnezyum eksikliği/B6 vitamin eksikliği ve tansiyon dengesizliği de ödeme neden olabiliyor.
Ödem;vücut dokuları arasında fazla miktarda sıvı birikmesi nedeniyle meydana gelen şişliktir. Bu durum daha çok toplardamar ya da lenf sistemiyle ilgilidir. Ödem şişlikleri en çok ellerde, kollarda, bileklerde, bacaklarda ve ayaklarda görülür. Ödemin farklı türleri arasında saydığımız bu bölgelerin dışında akciğer, beyin veya göz bölgesini etkileyen ödemler de vardır. Bölgesel ödemlerin yanı sıra vücutta genel bir ödem de söz konusu olabilir.
Ödem sorunu ile günlük hayatımızda baş edebilmemiz için ;Günde 2 – 2,5 litre (10-12 bardak) su için. Günde 1 saat hafif tempolu yürüyüş yapın ve terlermeye çalışın. Aşırı tuzlu konserveler, salamura edilmiş besinler, turşu gibi yiyecekleri sık tüketmeyin. Aşırı tuz kullanmaktan kaçının. Herhangi bir sağlık probleminiz yoksa tuzu tamamen kesmeyin. Karbonhidrat içeren yiyecekleri aşırı değil, dozunda tüketin. Günlük yeterli protein alın. Omega 3 içeren besinlere diyetinizde ağırlık verin. Günde 3-4 tane karanfili ağzınızda emin. Uykunuzu düzenleyin. Saat 23.00 ile 04.00 arasında geçen süreyi uykuda geçirin. Lenf drenaj masajı ile lenf akımınızı ve kan dolaşımınızı hızlandırın. Vücuttan suyun daha kolay atılmasını sağlayacaktır. Stresinizi azaltın. Gıda intolerans testi yapabilirsiniz. Günde 2-3 fincan yeşil çay, 1 veya 2 küçük fincan sade türk kahvesi, maydanoz, ananas, kivi, kuşkonmaz, semizotu, tere gibi buruk tattaki sebze ve meyveler ödem azaltmaya yardımcıdır.
Bunların yanısıra yararlanmamızda faydası olan bir işlem de lenf drenaj ve masaj sistemleridir.
Lenf drenaj, ödem azaltma, bölgesel incelme, selülit ve vücut sıkılaştırma için uygulanılan bir yöntemdir. Lenf drenaj masajı, lenf drenaj cihazı ile cilt yüzeyine hafif, yavaş ve ritmik olarak uygulanır.
Lenf drenaj, özellikle selülit ve bölgesel kilo fazlalıklarına sebep olan ödem ve toksinlerin idrar yolu ile vücuttan atılmasına yardımcı olur. Lenf drenaj tedavisiyle parçalanan yağların lenf sistemine aktarılarak vücuttan atılması amaçlanır. Lenf drenaj yöntemi ayrıca dolaşım sistemini düzenler ve hücrelere daha yoğun ve düzenli kan akışı sağlayarak metabolizmanın hızlanmasını ve cildin sıkı hale gelmesini sağlar. Peki bu sistem ne işe yarar diye sorduğunuzu duyar gibiyim.
Lenf drenaj tedavisi lenf drenaj cihazı aracılığıyla uygulanır. Lenf drenaj masajı vücudun farklı bölgelerine yoğun bir şekilde uygulanan masaj tekniğidir. Bu masaj tekniği lenf sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Lenf drenaj uygulaması dolaşım bozukluğu olan belirli bölgelere uygulanabildiği gibi tüm vücuda da yapılabilir.
Lenf drenaj vücutta oluşan ödemlerde, selülit problemlerinde, zayıflamada, vücuttaki toksinlerin vücut dışına atılmasında, kabız ve hazımsızlık problemlerinde, menopoz sıkıntıları ve ameliyat sonrası yaşanan problemlerde uygulanan bir yöntemdir.
Bu yöntemin faydalarını görmemiz ve dolaşım sistemimizi rahatlatmak adına ise;
Sağlıklı bir dolaşım sistemi için öncelikle stresten uzak durulmalı, hareketli bir yaşam tarzı yaşanmalı, sigara içilmemeli ve işlenmiş gıdalardan kaçınılmalıdır. Bunlar haricinde kalp dostu bir beslenme için ipuçları şunlardır:
Klasik nişastalı yiyecekleri tam tahıllı nişastalarla değiştirin, esmer pirinç, kepekli makarna vb.
Meyveleri mümkün olduğunca kabuğuyla birlikte tüketin.
Atıştırmalık olarak daha fazla kuru meyve tüketin.
Baklagilleri haftada en az bir kez yiyin ve bunları çorbalara, salatalara ve yemeklere dahil edin.
Atıştırmalık veya aperatif olarak ev yapımı yoğurt tüketin.
Porsiyon başına en az 4 gr içeren lifle zenginleştirilmiş tahılları seçin.
Pişirmede beyaz un yerinde kepekli un kullanın.
Yemeklerinize ve tatlılarınıza buğday veya yulaf kepeği ekleyin.
Meyveleri atıştırmalık veya tatlı olarak düşünün.
Mümkün olduğunca düşük sodyumlu ürünler satın alın (porsiyon başına 320 mg’dan az).
Konservelerden kaçının.
Süt ürünlerini düzenli olarak tüketin.
Tuzsuz kuru yemişleri tercih edin.
Masada tuzluk kullanımından kaçının ve yemeğe tuz atmadan önce mutlaka tadına bakın.
Hazır yemeklerden, endüstriyel ürünlerden ve fast food yemeklerinden kaçının.
Tuzsuz yerine baharatları, otları ve limon suyunu kullanın.
Haftada en az 2 kez yağlı deniz balığı yiyin.
